İngiliz Dili ve Edebiyatı · Tiyatro · Performans · Ekoloji
Feminist Tiyatro

Kadınların Sahnesi: Çağdaş Britanya Tiyatrosunda Feminist Stratejiler

Caryl Churchill’den Timberlake Wertenbaker’a, kadın oyun yazarları yalnızca ne anlattıklarıyla değil, nasıl anlattıklarıyla da ataerkil sahneyi sarstılar.

1960’lardan itibaren yükselen ikinci dalga feminizm, Britanya tiyatrosunda da derin izler bıraktı. Uzun süre erkek oyun yazarlarının ve yönetmenlerin hâkim olduğu sahnede kadınlar yalnızca yeni hikâyeler anlatmakla kalmadı; tiyatronun biçimini de sorgulamaya başladılar.

İçerikte strateji: Görünmeyeni görünür kılmak

Pam Gems’in tarihsel kadın figürlerini yeniden yorumlayan oyunları, kadın deneyimini “özel alan”dan çıkarıp sahnenin merkezine taşıdı. Bu oyunlarda kadınlar artık bir erkek kahramanın hikâyesindeki yan karakterler değil, kendi hikâyelerinin öznesiydi.

Biçimde strateji: Doğrusal anlatıyı kırmak

Caryl Churchill’in Top Girls (1982) oyununun ünlü açılış sahnesinde farklı yüzyıllardan ve kültürlerden kadınlar aynı akşam yemeği masasında buluşur. Tarihsel zaman parçalanır, replikler üst üste biner. Bu biçimsel tercih, kadınların tarih boyunca yaşadığı deneyimlerin ortaklığını ve aynı zamanda birbirlerini duyamayışlarını çarpıcı biçimde gösterir.

Churchill’in Cloud Nine (1979) oyunu ise oyuncuların karşı cinsten ya da farklı yaştan karakterleri canlandırmasıyla toplumsal cinsiyetin bir “rol” olduğunu doğrudan sahnede gösterir.

Feminist tiyatronun en güçlü sorusu belki de şudur: Kim konuşuyor, kim susturuluyor ve sahne bu sessizliği nasıl duyulur kılabilir?

Sahnelemede strateji: Sessizliğin dili

Timberlake Wertenbaker’ın The Love of the Nightingale (1988) oyunu, Philomela mitini yeniden yazarak dili elinden alınan bir kadının hikâyesini anlatır. Dilin yokluğu, oyunun en güçlü ifade aracına dönüşür. Wertenbaker’ın New Anatomies ve Moira Buffini’nin Silence oyunlarında karşı cinsin kıyafetlerini giymek de benzer bir işlev görür: Beden ve kostüm, toplumsal cinsiyet normlarını sökmenin araçları olur.

Bugün için ne söylüyor?

  • Bu oyunlar, toplumsal cinsiyetin doğal değil inşa edilmiş olduğunu sahnenin kendi araçlarıyla gösterir.
  • Biçimsel deneyler, feminist düşüncenin yalnızca içerikle sınırlı olmadığını hatırlatır.
  • Kadın dayanışması, bu metinlerde hem bir tema hem de bir üretim modeli olarak öne çıkar.

Yüksek lisans tezimden bu yana süren bu ilgimi, Charlotte Jones’un Airswimming oyunu ve feminist tiyatroda karşı cinsin kıyafetlerini giyme üzerine yazdığım son makalelerimde sürdürüyorum.

Yazar

Doç. Dr. Gamze Şentürk Tatar

Doç. Dr. Gamze Şentürk Tatar, tiyatro, performans ve ekoloji çalışmaları alanlarında araştırmalar yürüten bir akademisyendir. Araştırmaları çağdaş tiyatro, tiyatro kuramı, dramaturji, performans…

1 Yorum

  1. Zeynep A.
    Top Girls’ün açılış sahnesini okurken yaşadığım şaşkınlığı hatırladım. Biçimin bu kadar politik olabileceğini o sahne sayesinde fark etmiştim.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.

İlgili Yazılar