İngiliz Dili ve Edebiyatı · Tiyatro · Performans · Ekoloji
Tiyatro Kuramı

Her Şey Bir Hikâyeyle Başladı: Tiyatronun Kökenleri Üzerine

Tiyatro tapınakta mı doğdu, yoksa ateşin başında hikâye anlatan birinin sesinde mi? Tiyatronun kökenine dair üç kuram.

Tiyatronun nasıl ortaya çıktığı sorusu, tiyatro tarihinin en eski ve en çok tartışılan sorularından biri. Kesin bir yanıt yok; ama bu konuda geliştirilen kuramlar, tiyatroyu nasıl tanımladığımızı da gösteriyor. Tiyatro tarihçisi Oscar Brockett’in de özetlediği bu kuramlardan üçü özellikle öne çıkıyor.

1. Ritüel Kuramı

En yaygın kabul gören görüşe göre tiyatro, dinsel törenlerden doğdu. Antik Yunan’da şarap ve bereket tanrısı Dionysos onuruna düzenlenen şenlikler, koro şarkıları ve dansları, zamanla tragedya ve komedya türlerine dönüştü. Bu kuram, tiyatronun topluluk yaratan ve kutsal olanla ilişki kuran yönünü vurgular.

2. Büyük Adam Kuramı

Bu görüşe göre tiyatro, yetenekli bireylerin bilinçli icadıdır. Geleneğe göre Thespis’in koronun karşısına geçip bir karakteri canlandırması, ilk “oyuncu”nun doğuşu kabul edilir. İngilizcedeki thespian (oyuncu) kelimesi de buradan gelir.

3. Hikâye Anlatıcılığı Kuramı

Bana en çekici gelen kuram ise budur: Tiyatro, hikâye anlatıcılarının anlattıkları karakterleri sesleri, jestleri ve hareketleriyle canlandırmaya başlamasıyla doğdu. Anlatıcı bir an “o” olur; anlatmak, göstermeye dönüşür.

Tiyatro, en yalın hâliyle, hareket, eylem, dans ve müzikle zenginleşmiş bir hikâye anlatma biçimidir.

Meddahtan çağdaş sahneye

Bu kuramı düşünürken kendi geleneğimize bakmamak mümkün değil. Meddah, tek başına onlarca karakteri canlandıran, sesini ve mendilini bir dünya kurmak için kullanan bir hikâye anlatıcısıdır. Çağdaş Britanya tiyatrosunda da anlatıcının sahneye döndüğünü, oyuncuların doğrudan seyirciye konuştuğu anlatı odaklı yapımların çoğaldığını görüyoruz.

Belki de tiyatronun kökeni sorusunun asıl önemi şurada: Hangi kuramı seçtiğimiz, bugün tiyatrodan ne beklediğimizi de belirliyor. Bir ritüel mi, bir sanat eseri mi, yoksa ortak bir hikâye mi?

Bu konuyu “Sözün Büyüsü: Tiyatro ve Hikâye Anlatıcılığı” başlıklı makalemde Britanya tiyatrosu örnekleri üzerinden ayrıntılı olarak ele aldım.

Yazar

Doç. Dr. Gamze Şentürk Tatar

Doç. Dr. Gamze Şentürk Tatar, tiyatro, performans ve ekoloji çalışmaları alanlarında araştırmalar yürüten bir akademisyendir. Araştırmaları çağdaş tiyatro, tiyatro kuramı, dramaturji, performans…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.

İlgili Yazılar